Tayland Koh Phangan ve Phi Phi Adaları

Ana Sayfa » Yazılar » Yazılar » Seyahat » Tayland Koh Phangan ve Phi Phi Adaları

Tayland demek benim için akışta kalmak, üç haftalık uçak biletimle, kayıt olduğum bir haftalık yoga okuluna gitmek üzere yola çıktım, 9 saat süren Bangkok uçak yolculuğu sonrası tekrar Koh Samui adasına doğru uçakla yola çıktım, Koh Samui havaalanı sanki otel resepsiyonu gibiydi, havaalanındaki acentalardan Ko Phangan adasına gitmek istediğimi söyledim ve beni bir otobüs ve motora binecek şekilde organize ettiler.

Ko Phangan adasına küçük ve eski bir motor ile 45dk süre sonra vardıktan sonra gideceğim otele araba gitmediğini öğrendim ve bir taxi bot ile Haad Rin bölgesine geldim, açıkçası havanın kararması ve taksi bot içinde yalnız olmam ilk gün olduğu için biraz tedirginlik yarattı, uzak bilinmez denizlerde bir taksi botta yalnızdım, plaja vardığımızda 20 kiloluk valizimi plajın ortasına bırakan taksi şoförü, otelimin tepede olduğunu söyleyip gitmeye kalkınca,onu yardım etmesi için ikna etmem gerekti, tekrar valizi alıp, otele tam yanaşması ile deniz dışında ulaşım olmayan otelime otele gidebildiö, çok sanslıydım ki adanın en güzel otellerinden biri olan The Sanctuary‘e gelmiştim.

Adanın doğası muhteşem, insana inanılmaz mutluluk veren bir uyumlanma yaşıyorsunuz, hava sıcacık, yemekler harika ve herşey doğal. Benim hayalimde Uzakdoğu hep balayı çiftlerinin gittiği bir yerken aslında tek başına seyahat eden genç gezginlerin mekanı olduğunu öğrenmem kendi adıma rahatlatıcı oldu. Bunun yanında kendim için öngördüğüm üç haftalik uzun seyahati tanıştığım insanların uzun süren ( en az  6 ay, 1, 2 yıl gibi) seyahatleriyle karşılaştırınca biraz garip hissettiğimi paylaşmalıyım. Bunun yanında belki de bağımsızlığın verdiği bir rahatlık ile her an farklı bir programa kanalize olacak olmanız ama bunun son ana kadar belirsiz olması da ayrı bir keyif, siz böyle iken etrafınızdaki kişilerinde böyle olması iyi hissettiriyor.

Burda Dolunay zamanlarında Full Moon Partileri oluyormuş, partilemek için de birçok insan bu alana geliyor.

The Sanctuary Koh Phangan

Adadaki kayaların için quartz taşları olduğu için enerjisinin çok yüksek olduğu söyleniyor, kendinizi doğa ile inanılmaz bir uyum içinde ve mutlu hissediyorsunuz.

The Sanctuary içinde detox, yoga, masaj, deniz, güneş ve yeni arkadaşlarla vakit geçirebilirsiniz, ormanda yürüyüş yapabilirsiniz, eğer gitme imkanınız olur ise labirentte dilek dilemeyi unutmayın, deniz bu sahilde çok güzel değil, yakındaki plaj olan Haad Tien Plajında denize girebilirsiniz.

Yanda görülen acai bowl kahvaltı için denenebilir, vegan veya raw tercih ediyorsanız, eminim buranın menüsüne bayılacaksınız.

Ben burda hiç et yemedim, ve sonrasında da kırmızı et, balık ve tavuk yemeyi bıraktım.

3 Günlük,5 günlük veya daha uzun detox grupları var, bu gruplar bu süre içerisinde ayrı bir bölümde yemek yiyip, akşamları çeşitli bilgilendirici videolar izliyorlar. Gün boyunca çaylar içip sağlıklı besleniyorlar.

Genel alandaki menüler ise muhteşem, sürekli coconut suyu içip, zencefilli buzlu limonlu karışımı alabilirsiniz.Coconut Korili sıcak yemeklerini ayrıca tavsiye ederim.

Sanctuary‘den sonraki ikinci durağım Surat Thani bölgesindeki Agama Yoga okulu idi, katılacağım workshop için yola çıktığımda her an fikir değiştirmeye hazır olduğum için pazar günü workshop öncesi okulu görmek istedim. Sanctuary o kadar güzeldi ki her an oraya dönüp, ordaki farklı bir yoga alternatifini denemeye hazırdım.

Agama Yoga için Nice Sea Resort‘a yerleştim, bir bungalow ayarladım, geceliği 500 Baht ( 16 USD) oda bungalow şeklinde bir oda dolayısı ile pek bir beklentiniz olmasın ancak denizi soldaki şekildeydi.Her sabah sahilde yoga ve meditasyon yapan kişileri görmeniz mümkün, inanılmaz meditatif biryer.

Agama Yoga‘ya yürüyerek 10 dk mesafede, genelde bütün öğrencilerin motoru vardı, ben herhangi bir vasıta kullanmak istemediğim için yürümeyi tercih ettim, okula pazar günü gittiğimde hiç kimse yoktu, ancak astroloji eğitimi için gelen birkaç kişi benim de katılabileceğimi söyleyince onlara katıldım.

Sonraki hafta Relationship eğitimine, ondan sonraki hafta da Art of Dying eğitimlerine katıldım. Bunun yanında akşamları kalp&sarmal meditasyonları, konuşmalar ve film izleme gibi etkinliklerimiz de oldu. Bütün çalışmaların içeriği çok yoğun ve geliştirici, aynı zamanda derin konular olduğu için paylaşımlarınız sayesinde çok güzel dostlar ediniyorsunuz. Uzun süre kalanlar, Agama’da her seviye bir Aylık süren eğitimlerine katılabiliyor ve yoga konusunda derinleşebiliyorlar.

Diğer Yoga ve Siprituel Merkezler: The Sanctuary, Orion Healing Center, Wonderland Healing Center,Pyramid Yoga Center, Samma Karuna.

Son olarak Pazar Günü sabah mutlaka Pyramid Yoga Centerdaki Ecstatic Dance etkinliğine katılın.Hatırladığım kadarı ile sabah 10’da başlıyordu.

Ko Samui daha resort adası, Koh Phangan’a göre biraz daha üst kategori, burada da tavsiyed edebileceğimiz merkezler; Samahita Retreat, Orion Healing Center ve Vikasa Yoga

Eğitimler sabah ve akşamüstü olduğu için arada kalan zamanda masaj, yemek ve deniz keyfi yapabiliyorsunuz veya işlerinizi halledebiliyorsunuz. Sürekli coconut, mango, dragon fruit, papaya, passion fruit tüketebilirsiniz, her yerde meyve hazırlayan standlar var. Genelde turist var ama onun ötesinde halkı da çok sevecen, etrafa gülücük saçmaktan pozitif enerji doluyorsunuz.

Vegan Beslenenler için bir cennet, adada tavsiye edebileceğim yerler, güneyinde The Sanctuary’nin restoranı, Surat Thani bölgesinde de Taboon, Eat.Co Koh Phangan,Evolution Cafe,Orion Healing Center.

Bir anda inanılmaz yağmur yağabiliyor, motorunuz var ise yağmurluk taşımanızda fayda var.

Adanın merkezi Thongsala, burda gezip güzel pazar yerleri ve yemek yerleri bulabilirsiniz.

Üçüncü haftam dolduğunda tatilimi bir hafta daha uzatmaya karar verdim,ve Krabi ve Phi Phi adasını gezmeye gittim.

Krabi, Railey Beach

 

Ko Phangan’dan Krabi’ye 800 Baht (25 USD) ferry ve otobüs ile geçtim. Daha sonra ordaki otogar gibi yerde dolmuş ile 100 Baht’a direk otele gittim.

Ao Nang Beach’de olan Krabi Resort’ta bir gece kaldım, upuzun bir sahil ve sakin biyer. Gündüz de taxi botlar ile Railey Beache girerek denize girdim, Soldaki fotoğraftaki görüleceği gibi kocaman kayaların ve muhteşem deniz ve yeşilliğin olduğu bir yerdi. Buraya hiking için gelindiğini duydum, çeşitli hiking gruplarına katılabilirsiniz.

Krabi’den birçok adaya feribotlarla geçiş yapabilirsiniz, ben bir gece kaldıktan sonra Phi Phi adasına geçiş yaptım, ada biranda çok turistik geldi, ve haritadan çok anlayamadığım için otel ayarlamadan gittim, adaya vardığımda otelimi ayarladım, merkezde Andaman Beach Resort’ta kalabilirsiniz veya  Long Beach’de Paradise Pearl Bungalow’u tavsiye edebilirim, burdan merkeze gitmek için taxi bot kullanmanız gerekir. Merkezden uzak olmak isterseniz, uzak ve lux bir resortta sakin zaman da geçirebilirsiniz.

Phi phi’de bot turlarına katılıp, Maya Beach, Monkey Beach, Pi-Leh Lagoon, Viking Cave’i gezebilir, şnorkel ile muhteşem denizaltını izleyebilirsiniz. Ben bu tura sabah 6:30 da katıldım, genelde bu yerler çok kalabalık olduğu için sabahtan katılmanızı tavsiye ederim.

 

Monkey Beach Phi Phi

 

 

Maya Beach Phi Phi

Viking Cave Phi Phi

Bamboo Island

Bamboo Adası, Phi Phi’den 45 dk taksi bot mesafesinde, ada denizin uçsuz bucaksız bir yerinde yerleşim yeri olmayan küçücük biryer, biz akşamüstü gittiğimiz için inanılmaz boştu ve huzur vericiydi, şnorkel ile balıkarı izleyebilirsiniz.

Tayland tatili doğası, sakinliği, huzuru, arkadaşlıkları, eğitimleri ile dört dörtlük bir tatil oldu, dünyada ne kadar gezgin ruh olduğunu ve dünyanın hiçbir yerinde yalnız olmadığınızı hatırlatıyor.

Bu arada düşünülenin aksine ada her anlamda çok güvenli, hem canınız hem de paranız için endişe etmenize hiç gerek yok, halkı son derece sakin, sevecen ve çok saygılı.

Bu tatile bir isim versem, Akışta Kalmak derim, çok fazla önyargı ile gidip, üç hafta ne yapacağım endişesi taşırken, her saniyesinde ayrı keyif aldığım bir tatil oldu, her saatim birbirinden güzel geçti ve çok arkadaşlar edindim, harika yemekler yedim, muhteşem doğayı içime çektim, et yemeyi bıraktım, yoga ve meditasyonu hayatımın parçası haline getirdim ve hayata güvenmeyi deneyimledim, bir sonraki saniyemi düşünmeden andan keyif almayı, gerçek mutluluğun frekansını deneyimledim.

Herkese tavsiye ederim, her mevsim 30 derece olan bu yerlere aklınıza estiği an gidebilirsiniz, uçak biletini aldıktan sonra çok fazla lüks merakınız yok ise bütçenize uygun bir otelde kalarak doğanın ve doğallığın tadını çıkarabilirsiniz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 
2018-04-02T17:16:09+00:00

Leave A Comment