Ters Duruşlar

Ana Sayfa » Yazılar » Giris Sayfası » Ters Duruşlar

Yoga da ters duruşlar denince zihnimizde hemen baş üstü duruşlar canlanır, ancak baş üstü duruşların çeşitli versiyonları vardır. Belli bir seviyeye gelip, omuz, kol ve karın bölgelerinde kuvvetlendikçe başüstü duruşlarda ileri seviyeleri deneyimlemek için  uygun olacaktır. Aksi takdirde her ne kadar poza girebiliyor bile olsanız, omuz, boyun bölgelerine aşırı yük bineceği için bedeninize zarar verebilirsiniz.

Ters duruşlar için ilk aşamada Viparita Karani deneyimleyebilirsiniz resimde görüldüğü şekilde bir battaniye desteği ile, bacaklarınızı duvara uzatmanız ile poza girebilirsiniz. Bütün gün üzerinde durduğumuz ayaklarımız ve bacaklarımız rahatlar. Bacak arkalarınızın gergin değil, rahat hissetmesi önemli. Vücudunuzun üst kısmı olabileceği en rahat pozisyonda olmalı, kollarınızı iki yana doğru açın. Omuzlarınız yerde, boynunuz rahat olsun. Uyku öncesi önerilen bir pozdur.

Viparita Karani kendi başınıza kolayca yapabileceğiniz bir pozdur, bu pozdan sonraki, ters duruşlar için yoga eğitmeni yardımı ile ilerlemeniz en sağlıklısıdır.

Viparita Karani- Bacakları Duvara Alıp Mata Uzanma

 

Sarvangasana- Destekli Omur Duruşu

Halasana -Saban Pozu

Sirsasana – Kafa Duruşu ( Salamba el destekli)

Pincha Mayurasana- Tavuzkuşu Duruşu

Vrischikasana- Ön kolla akrep duruşu

Ters duruş esnasında hayata biraz da ters bakmanın gizemini sorgularım, ‘TEPETAKLAK’  adını verdiğim şiirim aklıma gelir.

TEPETAKLAK

Tepetaklak oluversek diyorum, bir günlüğüne sadece, başından beri taşıdığımız kalıpları değiştirsek, kendimizden başkası oluversek, hep eleştirdiğimiz ya da hep övgüyle bahsettiğimiz mesela.

Sadece gülümsesek bütün gün, sarılsak boynuna en azılı düşmanımızın veya küfretsek önümüze gelene anlamsızca, nefret dolu gözlerle, sürekli eleştirdiğimiz oluversek.

Farklı bir mesleğe dalıversek, çöp toplasak, patron veya hayat kadını olsak
Övgüyle bahsedilen özelliklerimizi yırtsak, iş yapmayan olsak mesela, sorun çıkarsak sürekli, çalsak, zarar versek hayatlara,
Çekindiğimiz kişilere yanaşsak küçümsesek, küçük gördüklerimizi yüceltsek,
Değer yargılarımız unutup, farklı öncelikler belirlesek,
Tanımadığımız kişilerle uyanıversek,
Eksik bulduğumuz yönlerimiz o bir günde yücelse ödüller kazansa övgüler alsa,
Boyumuz kısalsa veya uzasa, farklı açılardan görsek bildik insan yüzlerini,
Aynada farklı bir yüze, bedene merhaba desek o günün sabahında,
Merhamet dolsa kalbimiz, öylece kendini insanlara adamış bir bilge gibi,
Sürekli kan emen, enerji hırsızlarından oluversek veya,
Katil olsak, hırs, kıskançlık sarsa her yanımızı, görmese gözümüz alemi,
Terkedilmiş olsak bebek halimizle, hayata tutunmaya çalışşak, veya terkeden anne,baba olsak,
Melek olsak öylece huzur sevgiyle donatsak her yeri,
Anne olsak yeni doğum yapmış, hayat versek bir bebeğe, içgüdülerimizi yaşasak,
Sevgilisinin ihanetine uğrayıp kendini unutmuş bir kişi, veya ihanet eden olsak,

Sonrasında kendimize bile itiraf edemediğimiz hislerimizle yüzleşebilir miydik acaba?

Hayata bakışımız değişir miydi, hoşgörü ve teslimiyet içinde olabilir miydik?

Kazanabilir miydik o zaman kaybetmişleri, bir tebessüm paylaşır mıydık?

Kendimiz sandığımız şeylerin aslında kalıplar olduğunu ve mutlak olmadığını algılayabilir miydik acaba?

Karşılıksız sevgiye ulaşabilir miydik…

2019-07-08T00:03:55+03:00

Leave A Comment